|
Yiyip, içtiklerimizin sağlığımız üzerindeki etkisi, araştırmaların bu noktaya yoğunlaşmasına vesile oluyor...
Özellikle kanser gibi, gelişimini sinsice sürdürüp, içten içe kemirerek tüketen hastalıkların, beslenme ile göbek bağına dair verileri artık çoğumuz biliyoruz...
Vücudun asit dengesi bozulmaya başladığında, bağışıklık sistemi çöküyor... Üstüne genetik miraslar, stresli yaşam, tütün tüketimi gibi yükler de binince, tablo korkutucu bir karanlığa bürünüyor... Şimdi diyeceksiniz ki; 'Biz vücudumuzun asit dengesini nasıl ayarlayacağız?' Her şeyden önce sıkı bir takip için periyodik olarak, kan tahlili yaptırmak şart... İnsan organizmasında, kan hücreleri 3 ay zarfında değişip, 6 ayda oturuyor. Bu da demek oluyor ki; kan değerlerini beslenme ya da hekim kontrolündeki kimyasallarla düzenlemek mümkün. SUYUN ÖNEMİ Aslına bakacak olursanız, bu sistemin tümünü revizyondan geçirme şansına sahip olan en önemli aktör; su...
Daha önce de kaleme aldım konuya ilişkin bilgileri, tekrar, tekrar yazmaktan da vazgeçmeyeceğim... Su ve sağlık arasındaki bu yaşamsal bağ hakkında kitaplar da var piyasada ya, okuma alışkanlığımız olmadığından, 'kulaktan dolma' notlarla yetiniyoruz çoğu kez... Mesela; mikrobiyolog ve beslenme uzmanı Dr. Robert Young, konuyu insanlığın hit kabul ettiği 'zayıflama' başlığı altında kitaplaştırmış... Hani 'Su içsem yarıyor' hali var ya, tutunduğu dal bu Young'ın... Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre, asit dengesinin, kilo üzerinde de, gençleşme faslında da direkt etkisi olduğu biliniyor... ZAYIFLAMA MUCİZESİ Young'ın teorisi; 'Zayıflamada PH Mucizesi'... İddiası da; kilo vermenin yağ değil, asitle ilintili olduğu...
Yani 'vücut kimyanızı düzenlemeyi başarırsanız, sadece ideal kiloyu yakalamakla kalmayıp, sağlıklı kan hücreleriyle, konforlu bir hayat sürdürme şansını da yakalarsınız.' Demeye getiriyor... Haklı... Düşünsenize, beslenme ya da yaşam tarzınız aynı kalmak suretiyle, sadece suyunuzu değiştirerek, 2 buçuk kilo verebiliyorsunuz... Beslenme listenize ekleyeceğiniz ya da .çıkaracağınız birkaç besin maddesini de hesaba katarsanız, kilo sorun olmaktan çıkıyor... Daha ne olsun? Dr. Young; kitabında vermeniz gereken kiloyu belirleyip, o rakamı 2 ile çarpmanızı öneriyor. Çıkan sayı, önerdiği 7 aşamalı yaşam programını takiple, o kiloları kaç günde vereceğinizi işaretliyor... Diyelim ki, 6 kilo fazlanız var. Bu rakamı 2 ile çarpınca 12 çıkıyor ya, işte bu programa uyarsanız 12 günde forma girmiş oluyorsunuz... Küçük bir araştırma yaptım, ph dengesini dengede tutmak için içmemiz gereken su gruplarında, yok, yok, yok... FAHİŞ FİYATLAR Olanlar, normal şebeke suyuna takılan alet edevat... Genellikle sanal ortamda satışa sunuluyor... İsviçre ya da Japonya menşeli... Fiyatlar da fahiş; 2500 dolar civarında. Sanal alemdeki satışlar malum... Kandırılma riski yüksek... Onca parayı, bir aygıta verip, bir halta yaramayacağını varsayarsanız, anında vazgeçiyorsunuz haliyle... Bu konunun devlet güvencesinde masaya yatırılması gerektiği kanaatindeyim... Garanti belgeli, araştırma raporlu olanlar, en azından ihtiyaç sahipleri tarafından güvenli alınır... DENETİM ŞART Eğer suyun sağlık üstünde gerçekten bunca önemli etkileri varsa, illa ki üzerinde kafa yorulması şart...
Hemen hepimiz, hazır ambalajlı suları tüketiyoruz. Aslında 'su' özelliği kalmamış olanları. Eşek yüküyle de para veriliyor bu sulara.. Hiç değilse o aygıtları büyük firmalar alıp, sıkı denetimlerle tüketiciye sunmalı. Çok mu zor bu? Belki biraz daha fazlasına satarlar ama biliriz ve tüm vücudumuzda hissederiz ki; gerçekten 'su' içiyoruz... |